Gastrit; mide mukozasında gelişen inflamasyonun adıdır, ama çoğu zaman bir
“hastalık”tan çok, bedenin bize verdiği sessiz bir uyarıdır.
Reflü, şişkinlik, yanma, mide bulantısı, ağıza acı su gelmesi… Bunlar aslında
“benimle ilgilen” diyen bir midenin dilidir.
Fonksiyonel açıdan baktığımızda gastrit; stres, yanlış yeme alışkanlıkları,
mide asidi dengesizlikleri ve bağırsak florasının bozulması gibi birçok
faktörün birleşimidir.
Gastritin Nedenleri: Sadece Asit Değil, Denge Sorunu
Toplumda gastrit genellikle “asit fazlalığı” olarak bilinir.Oysa çoğu vakada mide asidi azalmıştır.
Düşük mide asidi, sindirimi yavaşlatır, bakterilerin çoğalmasına yol açar ve
reflü benzeri belirtiler oluşturur.
Fonksiyonel tıp açısından gastritin en sık nedenleri:
● Uzun süreli stres ve kortizol yüksekliği
● Düzensiz beslenme ve hızlı yeme alışkanlığı
● Ağrı kesici veya mide koruyucu ilaçların uzun süreli kullanımı
● Helicobacter pylori enfeksiyonu
● Düşük mide asidi (hipoklorhidri)
● Yetersiz çiğneme, sık kahve veya asitli içecek tüketimi
Yani aslında mesele “fazla asit” değil; midenin kendini koruma
mekanizmasının zayıflaması.
Fonksiyonel Beslenme Yaklaşımım
Gastrit yönetiminde ilk adım, tetikleyicileri fark etmek.
Her danışanımın semptomları farklıdır, bu yüzden önce neden sorusunu
ararız.
Süreci üç aşamada ilerletirim:
1. Mideyi yatıştırmak:
Mide mukozasını desteklemek için kudret narı, aloe vera, glutamin,
papatya çayı ve zencefil gibi yatıştırıcı içeriklere yer veririm.
2. Tetikleyici besinleri ayıklamak:
Kafein, çikolata, kızartmalar, işlenmiş yağlar, asitli içecekler ve fazla
baharatlı yiyecekler mide duvarını tahriş eder. Bunlar eliminasyon
sürecinde çıkarılır.
3. Sindirim düzenini yeniden kurmak:
Düzenli öğün saatleri, yavaş yeme alışkanlığı, yatmadan 3 saat önce
yemek yemeyi bitirmek ve stres yönetimi gastrit sürecinde en az diyet
kadar etkilidir.